UrusACADEMY
Hemen Başla

Ders 1 / 5

Spectatoring: Yatakta Seyirci Koltuğuna Geçmek

Yatakta Beyin
0:00-8:07

Ses hazırlanıyor…

Ders metni

Bu deneyimin cinsellik araştırmalarında bir adı var: spectatoring. Türkçede kabaca “kendini dışarıdan izleme” diyebiliriz. Kişi yakınlığın içindeyken aynı anda kendisini hayalî bir kameradan izlemeye ve değerlendirmeye başlar. Deneyimi yaşayan benlik ile deneyimi denetleyen benlik arasında küçük ama etkili bir bölünme oluşur.

Zihindeki ses farklı cümleler kurabilir:

  • “İyi görünüyor muyum?”
  • “Yeterince istekli görünüyor muyum?”
  • “Partnerim memnun mu?”
  • “Neden bedenim beklediğim gibi tepki vermedi?”
  • “Şimdiye kadar orgazma yaklaşmış olmam gerekmiyor muydu?”
  • “Çok mu tepki veriyorum, yoksa fazla mı sessizim?”

Bu düşüncelerin varlığı tek başına bir sorun ya da bozukluk anlamına gelmez. İnsan zihni sosyal ipuçlarını okumaya, belirsizliği azaltmaya ve kendini değerlendirmeye eğilimlidir. Fakat bu izleme yoğunlaştığında dikkat; temas, basınç, sıcaklık, hareket, nefes ve duygusal yakınlık gibi o anda gelen bilgilerden uzaklaşabilir.

Aynı anda hem yaşamak hem puanlamak

Spectatoring çoğu zaman “fazla düşünmek” diye geçiştirilir. Oysa daha özel bir dikkat biçimidir: Zihin yalnızca başka bir konuya gitmez; kişinin cinsel deneyimini dışarıdan denetlemeye başlar. Bir iş mailini düşünmek dikkat dağılması olabilir. “Şu an yeterince iyi miyim?” diye kendini taramak ise spectatoring’e daha yakındır.

Burada performans yalnızca ereksiyon, vajinal ıslanma ya da orgazm demek değildir. Bir kişi ne kadar çekici göründüğünü, doğru ses çıkarıp çıkarmadığını, bedeninin nasıl hareket ettiğini, yeterince tutkulu olup olmadığını veya partnerinin beklentisini karşılayıp karşılamadığını da izleyebilir. Seyirci koltuğu farklı bedenlerde, ilişkilerde ve cinsel deneyimlerde farklı manzaralara bakar.

Cinsel tepki yalnızca bedenin “çalışma kapasitesine” bağlı değildir. Dikkatin nereye yöneldiği de öznel uyarılma ve haz deneyiminde rol oynar. Dikkat sınırlı bir kaynaktır: Bir bölümü sürekli ölçüm, tahmin ve değerlendirmeyle meşgulse bedensel sinyalleri fark etmeye daha az alan kalabilir.

Üstelik genital tepki ile kişinin kendini ne kadar uyarılmış hissettiği her zaman birebir örtüşmez. Araştırmalarda bu ilişki arousal concordance, yani fizyolojik uyarılma ile hissedilen uyarılma arasındaki uyum olarak ele alınır. Bir beden tepkisi tek başına arzu, haz ya da onay kanıtı değildir. Dolayısıyla ereksiyon, ıslanma veya başka bir fiziksel işareti sürekli kontrol edip deneyimin nihai puanı saymak yanıltıcı olabilir.

Bu, spectatoring’in en tuhaf paradoksudur. Kişi çoğu zaman deneyimi iyileştirmek için kontrol eder: “Her şey yolunda mı?” Fakat kontrol sıklaştıkça bedenden gelen veriler daha silik hissedilebilir. Ardından “Demek ki yeterince uyarılmadım” yorumu gelebilir ve zihin daha da sıkı denetime geçebilir. Böylece değerlendirme, kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşebilir. Beden sahnededir; dikkat ise çoktan seyirci koltuğuna geçmiştir.

Küçük bir dikkat deneyi

Bu bir performans testi değil. Doğru sonucu, hedef süresi veya başarılması gereken özel bir his yok. Amaç yalnızca dikkatin yön değiştirdiğinde deneyimin nasıl değiştiğini gözlemlemek.

Rahat geliyorsa bir elinin parmak uçlarını diğer ön koluna koy. Teması cinsel hâle getirmen gerekmiyor; nötr ve sıradan bir temas yeterli.

İlk birkaç anda yalnızca duyusal bilgiyi fark et:

  • Temas sıcak mı, serin mi?
  • Basınç tek bir noktada mı, daha geniş bir alanda mı?
  • Ciltte hareket, karıncalanma veya neredeyse hiçbir şey var mı?

Belirli bir duyum üretmeye çalışma. “Hiçbir şey hissetmiyorum” da bir gözlemdir.

Şimdi zihnine değerlendirme görevi ver: “Bunu doğru yapıyor muyum? Yeterince odaklanabildim mi? Bir şey hissetmem gerekmez miydi?” Bu cümleleri birkaç saniye boyunca bilinçli olarak dinle. Temas sürerken dikkatin bedensel bilgiyle değerlendirme arasında nasıl gidip geldiğine bak.

Son olarak tek bir duyuma yeniden yönel: parmak ucundaki basınç, cildin sıcaklığı ya da kolunun yüzeye değdiği yer. Zihni susturmaya çalışma. Yalnızca yorum ile duyumun aynı şey olmadığını fark et.

Deney sırasında belirgin hiçbir fark oluşmamış olabilir. Bu da geçerli bir sonuçtur. Dikkat hareketleri her zaman dramatik biçimde hissedilmez. Bedene yönelmek rahatsız edici geliyorsa deneyi sürdürmek zorunda değilsin; gözlerini odadaki bir nesneye çevirmek de dikkatin nasıl yer değiştirdiğini görmek için yeterlidir.

İç yorumcu nasıl tanınır?

Spectatoring her zaman açık bir eleştiri sesiyle gelmez. Bazen zihinsel bir kamera, bazen partnerin yüzünü sürekli kontrol etme dürtüsü, bazen de bedensel tepkiyi saniye saniye ölçme hâlidir. Ortak özellik, deneyimin kendisinden çok deneyimin nasıl gittiğine odaklanmaktır.

Şu ayrım yardımcı olabilir:

Duyumsama modu: “Göğsümde sıcaklık var. Nefesim değişti. Bu temas hoş; şu anki basınç ise fazla yoğun.”

Değerlendirme modu: “Böyle hissetmem doğru mu? Daha çok tepki vermeliyim. Partnerim kesin sıkıldı. Bedenim neden normal davranmıyor?”

Duyumsama modunda da tercih, sınır ve iletişim vardır. Kişi bir teması istemediğini fark edip durabilir veya değişiklik isteyebilir. Aradaki fark, bunu görünmez bir not cetveline göre değil, mevcut deneyimden gelen bilgiyle yapmasıdır.

Değerlendirme modu ise çoğu zaman varsayımlarla çalışır. Partnerin zihnini okumaya, bedenin bir sonraki tepkisini tahmin etmeye ve görünmez bir standardı karşılamaya uğraşır. Üstelik o standardın nereden geldiği her zaman belli değildir: geçmiş deneyimler, kültürel mesajlar, pornografik senaryolar, partnerle konuşulmamış beklentiler veya kişinin kendi mükemmeliyetçiliği bu iç ölçüm sistemine karışabilir.

Dikkati geri getirmek, kendini zorlamak değildir

Spectatoring’i fark etmek, o sesi anında susturman gerektiği anlamına gelmez. “Seyirci koltuğuna geçmemeliyim” düşüncesi de kolayca yeni bir performans kriterine dönüşebilir. O zaman kişi artık yalnızca cinsel tepkisini değil, ne kadar iyi anda kaldığını da puanlamaya başlar.

Daha gerçekçi yaklaşım şudur: “Şu an değerlendiriyorum” diye fark etmek ve erişilebilen tek bir duyuma yönelmek. Temas, nefes, sıcaklık, kasılma, gevşeme; hatta o anda rahat olmadığını gösteren bir sinyal. Bedene dönmek mutlaka haz bulmak demek değildir. Bazen bulunan şey bir sınır, yorgunluk veya tempo değiştirme ihtiyacıdır.

Bu küçük geçiş bir tedavi vaadi değildir. Cinsel zorluklar ilişki dinamikleri, sağlık koşulları, ilaçlar, ağrı, travma öyküsü ve başka birçok etkenden beslenebilir. Kendini izleme hâli tekrarlıyor, yoğun sıkıntı yaratıyor veya yakınlıktan kaçınmana yol açıyorsa cinsel sağlık konusunda yetkin bir terapist ya da uygun bir sağlık profesyoneliyle değerlendirmek iyi bir fikir olabilir.

Spectatoring için ilk hedef seyirciyi salondan kovmak değil. Onun ne zaman koltuğa oturduğunu tanımaktır. Çünkü bazen deneyime dönüş, yalnızca şu ayrımı fark etmekle başlar: Şu an bedenimde olanı mı hissediyorum, yoksa kendim hakkında bir yorum mu dinliyorum?

Bir sonraki dikkat hırsızı daha sessiz çalışır. “İyi miyim?” diye sormaz; yarım kalmış işleri ve gündelik sorumlulukları yakınlığın ortasında yeniden önüne koyar.

Puan vermek ve yorum yazmak için giriş yap.

Yorumlar

Bu derse henüz puan verilmemiş.

  • Henüz yorum yok. İlk yazan sen olabilirsin.