Ders metni
Cinsel deneyimi tek bir soruyla özetlemeye çalıştığımızda, en kolay fark edilen sonucu deneyimin tamamıyla karıştırabiliriz.
Mit: Orgazm varsa seks iyidir
Cinselliği değerlendirmek için sık kullanılan kısa bir soru var: “Orgazm oldun mu?”
Bu soru masum görünüyor. Hatta ilgili ve düşünceli bile olabilir. Fakat zamanla bir merak sorusundan kalite kontrolüne dönüşebilir. “Oldum” iyi deneyim, “olmadım” başarısız deneyim anlamına gelmeye başlar. Orgazm da yaşananları özetleyen tek puan gibi kullanılır.
Böyle düşünmemiz şaşırtıcı değil. Popüler kültür cinsel deneyimleri çoğu zaman yükselen bir gerilim ve belirgin bir final üzerinden anlatır. Orgazm görünür, dramatik ve kolayca adlandırılabilir bir olaydır. Haz ise saniye saniye değişen öznel bir deneyimdir; tatmin de çoğu zaman deneyimin bütününe ilişkin değerlendirmeyi içerir. Ölçmesi daha kolay olan şey, daha önemliymiş gibi görünür.
Üstelik orgazm partnerler arasında bir onay işaretine dönüşebilir: “Demek ki doğru yaptım.” Böylece bir kişinin bedensel deneyimi, diğer kişinin performans karnesi hâline gelir. Niyet iyi olsa bile denklem eksiktir.
Üç kavram, üç ayrı soru
Haz, o anda hoş gelen duyum ve duyguların genel adıdır. Bedensel olabilir; dokunmanın, basıncın, ritmin ya da uyarılmanın iyi hissettirmesi gibi. Zihinsel ve duygusal bir tarafı da bulunabilir. Haz tek bir noktada gerçekleşmek zorunda değildir ve doğrusal ilerlemez. Artabilir, azalabilir, geri dönebilir.
Orgazm, kısa süreli bir psikofizyolojik olaydır. Yani sinir sistemini, bedensel yanıtları ve öznel deneyimi kapsar. Çoğu kişide istemsiz pelvik taban kasılmaları, genital bölgede ritmik yanıtlar, otonom sinir sistemi değişiklikleri ve belirgin bir doruk hissiyle ilişkilidir. Yine de bütün işaretler herkeste aynı görünmez; orgazm tek tip, standartlaştırılmış bir beden olayı değildir. Ejakülasyon ise ayrı bir fizyolojik olaydır: Orgazmla birlikte gerçekleşebilir, fakat orgazmın zorunlu bir bileşeni değildir.
Cinsel tatmin, deneyimin bütününe verilen öznel değerlendirmedir. “Bedenimde ne oldu?” sorusundan daha geniştir; “Bu deneyim benim için nasıldı?” sorusuna yaklaşır. Deneyim sırasında şekillenebilir, sonrasında yeniden değerlendirilebilir. Tatmin orgazmı içerebilir ama yalnızca ondan oluşmaz. Haz veren her anın sonunda yüksek tatmin oluşması da gerekmez.
Kısacası:
- Haz: Şu anda ne iyi hissettiriyor?
- Orgazm: Belirgin bir doruk olayı gerçekleşti mi?
- Tatmin: Bu deneyimin bende nasıl bir karşılığı var?
Bunlar çoğu zaman aynı sahnede buluşur. Yine de birbirlerinin yerine kullanılamazlar.
Doruk, filmin eleştirisi değildir
Orgazmı bir filmin final sahnesi gibi düşünebiliriz. Final güçlü olabilir; ama tek başına filmin tamamının iyi olduğunu kanıtlamaz. Bazen iyi kurulmamış bir filmin çarpıcı bir finali vardır. Bazen de unutulmaz bir film, büyük ve gürültülü bir kapanış yapmaz.
Bilimsel ayrım da buna benzer. Orgazm, zaman içinde sınırlı bir olaydır. Haz, deneyim boyunca ortaya çıkabilen bir duyum akışıdır. Tatmin ise deneyime ilişkin daha geniş bir değerlendirmedir. Üçünü aynı ölçüm cetveliyle değerlendiremeyiz.
Bu nedenle şu kombinasyonların hepsi mümkündür:
- Yoğun haz, orgazm ve yüksek tatmin
- Haz ve orgazm, fakat düşük tatmin
- Beklenen haz belirginleşmeden orgazm
- Orgazm olmadan yoğun haz
- Bedensel olarak hoş anlar, fakat genel olarak tatmin etmeyen bir deneyim
Bu liste “orgazm önemsizdir” demiyor. Orgazm birçok insan için değerli, arzulanan ve yoğun hazla ilişkili bir deneyim olabilir. Mesele, onu tek geçerli kanıt hâline getirmemek.
Bedenin şaşırtıcı ayrımı
Orgazm ile hazzın ayrılabildiğine dair en çarpıcı örneklerden biri orgazmik anhedoni, diğer adıyla hazsız orgazmdır. Kişi orgazmla ilişkilendirilen bedensel yanıtlar veya kasılmalar yaşayabilir, hatta orgazm olduğunu açıkça fark edebilir; buna karşın beklenen haz duygusu çok az olabilir ya da hiç hissedilmeyebilir.
Bu, bedenin “numara yaptığı” anlamına gelmez. Orgazmın bedensel bileşenleriyle onlara eşlik eden öznel haz bütünüyle aynı süreç değildir. Genellikle birlikte çalışırlar, fakat bazı durumlarda birbirlerinden ayrılabilirler. Tersi de geçerlidir: Bir kişi orgazm yaşamadan güçlü ve gerçek bir haz deneyimleyebilir.
Hazsız orgazm tekrarlıyorsa, kişide belirgin sıkıntı yaratıyorsa veya başka bedensel değişikliklerle birlikte görülüyorsa bir hekim ya da cinsel sağlık alanında çalışan nitelikli bir uzmanla değerlendirmek iyi bir fikir olabilir. Burada tek bir neden varsaymak doğru olmaz.
Tek puanlı cinselliğin sorunu
Cinsel deneyimi yalnızca orgazmla ölçmek, uzun bir yemeği sadece tatlının servis edilip edilmediğine göre değerlendirmeye benzer. Tatlı önemli olabilir. Hatta özellikle istenebilir. Ama masada yaşananların tamamını açıklamaz.
Tek puanlı sistem iki şeyi görünmez kılar. Birincisi, orgazmdan önce, sonra veya ondan bağımsız yaşanan hazzı küçültür. İkincisi, orgazm gerçekleştiğinde deneyimin geri kalanını sorgulamayı gereksiz gösterir. Oysa kişi orgazm yaşamış olsa bile deneyim aceleye gelmiş, kendi isteğiyle uyumsuz ya da genel olarak yetersiz hissettirmiş olabilir.
Aynı şekilde orgazm olmadığında “hiçbir şey olmadı” demek de bedensel deneyimi siler. Bir sonucun ortaya çıkmaması, süreçte yaşanan duyumları geçersiz kılmaz. Elbette kişi orgazm istemiş ve gerçekleşmediği için hayal kırıklığı yaşamış olabilir. Daha geniş bir çerçeve bu isteği küçümsemez; yalnızca deneyimin tamamını tek sonuca indirgemez.
Bu ayrım partnerli deneyimlerde de dili değiştirir. “Orgazm oldu mu?” hâlâ sorulabilir, fakat artık tek soru değildir. Yanına daha açıklayıcı sorular eklenebilir:
- Ne iyi hissettirdi?
- İstediğin deneyime yakın mıydı?
- Genel olarak nasıl hissediyorsun?
- Farklı olmasını istediğin bir şey var mı?
Bunlar sınav soruları değil; deneyimi tek bir finalden kurtaran konuşma yollarıdır.
Orgazm gerçekleşmiş olabilir. Yine de haz, tatmin ve deneyimin kişide bıraktığı karşılık ayrı ayrı varlığını sürdürür. Asıl soru hâlâ masadadır: Deneyim gerçekten nasıldı?
Puan vermek ve yorum yazmak için giriş yap.
Yorumlar
Bu derse henüz puan verilmemiş.
- Henüz yorum yok. İlk yazan sen olabilirsin.
