UrusACADEMY
Hemen Başla

Ders 1 / 6

Erkek Pelvik Tabanı: Tek Kas Değil, Gizli Bir Sistem

Erkeğin Gizli Kas Sistemi
0:00-7:26

Ses hazırlanıyor…

Ders metni

Görünmeyen bu sistem, erkek anatomisi anlatılırken uzun süre arka planda kaldı. Pelvik taban daha çok kadın sağlığıyla, özellikle de gebelik ve doğumla birlikte anıldı. Bunun anlaşılır nedenleri var; fakat ortaya eksik bir anatomi hikâyesi çıktı. Erkek pelvisinin de bir tabanı, bu tabanı oluşturan kasları ve onların idrar, bağırsak ve cinsel işlevlerle kurduğu yakın ilişkiler var.

Önce koordinatları kuralım

Pelvis, gövdenin alt bölümündeki kemik halka. Ön tarafta pubis kemiği, arka tarafta sakrum ve kuyruk sokumu, yanlarda ise kalça kemiklerinin iç yüzleri bulunuyor. Pelvik taban, bu kemik çerçevenin alt çıkışını kaplayan kaslar ve bağ dokularından oluşuyor.

Bir başka deyişle karın boşluğunun en alt katına bakıyoruz. Üstünde mesane ve bağırsağın son bölümü, erkek anatomisinde bunlara komşu olarak prostat yer alıyor. Üretra ile anal kanal da bu bölgeden geçerek dışarı açılıyor.

“Hamak” benzetmesi konumu anlatmak için iyi, fakat hareketi anlatmak için yetersiz. Pelvik taban pasif bir kumaş parçası değil; kasılabilen, gevşeyebilen ve karın içi basınç değişikliklerine yanıt veren canlı bir sistem. Öksürürken, gülerken, ağırlık kaldırırken, idrarı ertelemeye çalışırken ya da tuvalete çıkarken aynı bölge farklı görevler üstleniyor.

Tek kas değil, katmanlı bir ekip

İnternette “pelvik taban kası” tekil kullanıldığı için, pelvisin altında küçük ve bağımsız bir kas varmış gibi düşünülebiliyor. Gerçek anatomi bundan daha kalabalık.

Derindeki ana kas tabakası büyük ölçüde levator ani kas grubu ve koksigeus kası ile tarif edilir. Levator ani de kendi içinde farklı bölümlere ayrılır. Bu yapılar pelvisin alt bölümünü destekleyen, organların konumuna katkıda bulunan ve açıklıkların çevresindeki kontrol mekanizmalarıyla birlikte çalışan bir kas tabakası oluşturur.

Bunun yanında üretra ve anal kanal çevresinde sfinkterler bulunur. Sfinkter, bir açıklığın çevresinde halka gibi çalışan kas yapısıdır. İdrarın ya da dışkının tutulması tek başına bir kapının kilitlenmesi kadar basit değildir; mesane, bağırsak, sinir sistemi, sfinkterler ve pelvik taban arasında doğru zamanlama gerekir.

Daha yüzeyde perine adı verilen bölge bulunur. Perine, yalnızca anüs ile genitaller arasındaki dar deri parçası değildir; erkek anatomisinde dış genital yapılar ile anal bölgeyi içeren, pelvis çıkışının altında yer alan elmas biçimli daha geniş bir anatomik bölgedir. Penis köküyle ilişkili bazı kaslar, bağ dokuları, damarlar ve sinirler de bu bölgenin içinde yer alır. Anatomik kaynaklar “pelvik taban” ile “perineal kaslar” arasında teknik ayrımlar yapabilir; klinik ve gündelik anlatıda ise bu komşu yapılar çoğu zaman birlikte ele alınır. Çünkü işlev sırasında birbirlerinden tamamen bağımsız davranmazlar.

İlk şaşırtıcı gerçek burada: Kegel bir kasın adı değildir. Kegel egzersizleri, belirli pelvik taban kaslarının kontrollü biçimde kasılması ve ardından gevşetilmesine dayanan bir egzersiz yaklaşımıdır. Anatomide arayıp bulabileceğimiz tek bir “Kegel kası” yoktur; farklı görevleri olan kasların nasıl çalıştırıldığına verilen bir ad vardır.

Bu sistem gün boyunca ne yapıyor?

Pelvik tabanın görevlerini dört başlık altında görmek mümkün:

  • Destek: Mesane ve bağırsak gibi pelvik yapılara alttan destek sağlar.
  • Kontinans: İdrar ve dışkı kontrolüne, sfinkterler ve sinir sistemiyle birlikte katkıda bulunur.
  • Basınç yönetimi: Öksürme, hapşırma veya kaldırma sırasında karın içindeki basınç değişikliklerine uyum sağlar.
  • Cinsel işlev: Penis kökü ve genital bölgeyle ilişkili kaslar üzerinden cinsel yanıtın bazı mekanik bileşenlerine katılır.

Bu görevler ayrı odalarda gerçekleşmez. Aynı anatomik bölgede kesişirler. İdrar kontrolünde görev alan yapıların cinsel işlevle komşuluğu bir tesadüf değil; üretra, prostat çevresi, penis kökü, anal kanal ve bunlara bağlı kas-sinir ağları oldukça dar bir alanda bulunur.

Yine de “pelvik taban cinsel işlevle ilişkili” demek, ereksiyonun veya ejakülasyonun yalnızca bu kaslar tarafından yönetildiği anlamına gelmez. Cinsel yanıt; sinirsel sinyaller, damarlar, düz kas dokusu, hormonlar, beyin ve psikolojik bağlamla birlikte ortaya çıkar. Pelvik taban bu orkestranın bir üyesidir, şefi değil.

Neden çoğu erkek onu fark etmiyor?

Biseps görünür. Karın kasları görünür. Pelvik taban ise kemik pelvisin içinde ve altında kaldığı için doğrudan izlenemez. Üstelik görevlerinin çoğunu bilinçli komut beklemeden yerine getirir.

İdrarı uygun zamana kadar tutmak, gaz çıkışını kontrol etmek ya da ani bir öksürükte basınca yanıt vermek sıradan görünür. Oysa bunların her biri sinir sistemiyle kasların hızlı koordinasyonunu gerektirir. Sistem genellikle ancak idrar kaçırma, boşaltım güçlüğü, pelvik bölgede rahatsızlık veya cinsel işlevle ilgili bir değişiklik ortaya çıktığında dikkat çeker.

Bu belirtiler varsa tek açıklama “kasların zayıf olması” değildir. Mesane ve prostat sorunları, sinir sistemiyle ilgili durumlar, geçirilmiş ameliyatlar, kullanılan ilaçlar ve başka etkenler de benzer yakınmalara katkıda bulunabilir. Tekrarlayan ya da yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyen bir değişikliği yalnızca internetten bulunan bir egzersizle açıklamaya çalışmak yerine bir sağlık profesyoneliyle değerlendirmek daha güvenli olur.

Kegel neden yalnızca kadınlara ait değil?

Kegel egzersizleri tarihsel olarak doğum sonrası bakım ve idrar kaçırma anlatılarıyla görünürlük kazandı. Bu nedenle terim kültürel olarak kadın bedeniyle eşleşti. Ancak hedeflenen anatomi yalnızca kadınlarda bulunmuyor.

Erkeklerde de istemli olarak devreye sokulabilen bir pelvik taban kas sistemi var. Bu sistemin varlığını kabul etmek, herkesin hemen egzersiz yapması gerektiği anlamına gelmez. Üstelik egzersiz yalnızca kasmak değildir; kası doğru seçmek, kontrollü biçimde çalıştırmak ve gevşemeye izin vermek de yaklaşımın parçasıdır. Önce haritayı doğru okumak gerekir: Hangi kaslardan söz ediyoruz, bu kaslar hangi sistemlerle birlikte çalışıyor ve yaşanan değişikliğin kaynağı gerçekten burada mı?

Sezon boyunca belirleyici ayrım da bu olacak. Pelvik tabanı tek bir kas, cinsel işlevi tek bir performans ölçüsü ve Kegel’i evrensel bir çözüm gibi görmek yerine kasların damarlar, sinirler ve çevre dokularla kurduğu koordinasyona bakacağız.

Harita artık önümüzde: pelvisin alt çıkışında, üretra ve anal kanal çevresinde, penis köküne komşu çalışan katmanlı bir sistem. Sıradaki soru daha keskin: Ereksiyon büyük ölçüde bir kan akımı olayıysa, bu kaslar süreçte neden yer alıyor?

Puan vermek ve yorum yazmak için giriş yap.

Yorumlar

Bu derse henüz puan verilmemiş.

  • Henüz yorum yok. İlk yazan sen olabilirsin.